Aktif siyaseti bıraktıktan yıllar sonra Karadeniz Ereğli’de, Ereğli Gazeteciler Derneği binasının bahçesinde eski dostlarıyla bir araya gelen Enerji ve Tabi Kaynaklar eski Bakanı Zeki Çakan, Ereğli’nin kendisi için taşıdığı özel anlamı anlattı.
22 Ekim Perşembe günü saat 13.30’da Ereğli Gazeteciler Derneği (EGD) Binasında gerçekleşen ziyarette Enerji ve Tabii Kaynaklar Eski Bakanı, MHP eski Milletvekili Zeki Çakan, yoğun sevgi seliyle karşılandı.
Çakan, Erdemir’de çalışan 1900’ün üzerindeki işçinin kadroya geçirilmesi için dönemin hükümet yetkilileriyle yaptığı görüşmeleri hatırlatarak, “Benim sizlerde mikron kadar hakkım varsa ananızın ak sütü gibi helal olsun. Sizin bende hakkınız var. Oy verdiniz ama iftiharla şunu söyleyebilirim; ben politikacı değil, siyasetçi oldum” dedi.
Eski dostlarıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Zeki Çakan, aktif siyaseti tamamen bıraktığını ancak geçmişten gelen dostlukların ve ahde vefanın her zaman yaşatılması gerektiğini söyledi.
Ereğli’nin yanı sıra Bartın ve Zonguldak’ın diğer ilçelerinin de kendisi için özel bir yere sahip olduğunu belirten Çakan, Ereğli’ye duyduğu bağlılığın temelinde Erdemir’de çalışan işçilerin yaşadığı sıkıntıların çözümüne katkı sunmuş olmanın bulunduğunu ifade etti.
“Ereğli’nin evlatlarının yaşadığı sıkıntılar bize de yansıyordu”
Erdemir’de o dönem 1900’ün üzerinde işçinin geçici ve kadrosuz olarak çalıştığını anlatan Çakan, bölge insanının fabrikada yoğun emek vermesine rağmen gelecek güvencesinden yoksun olmasının kendisini rahatsız ettiğini belirtti.
Çakan, beyaz yakalı çalışanların önemli bölümünün dışarıdan geldiği, Ereğli’nin yerel iş gücünün ise daha çok altyapı hizmetlerinde çalıştığı o dönemde, işçilerin yaşadığı mağduriyetlerin kendilerine de iletildiğini kaydetti. Bu nedenle konunun çözümü için girişimlerde bulunduğunu dile getirdi.
“Kadroya geçemezlerse siyaseti bile bırakırım dedim”
O dönemde yaşananları unutmadığını belirten Çakan, merhum Başbakan Mesut Yılmaz ve dönemin Devlet Bakanı Yılmaz Karakoyunlu ile yaptığı görüşmeleri anlattı.
Mesut Yılmaz ile yaptığı telefon görüşmesinde Ereğli’nin evlatlarının yaşadığı sıkıntıları aktardığını söyleyen Çakan, işçilerin iş güvencesinin bulunmadığını ve yıllarca emek verdikleri işlerinden çıkarılma riskiyle karşı karşıya olduklarını dile getirdiğini belirtti.
Çakan, konunun çözümü için gerekirse siyaseti bırakmayı bile göze aldığını ifade ederek, yaşanan sürecin ardından 1900’ün üzerindeki Ereğlili çalışanın kadroya geçirildiğini söyledi.
“Allah ikisine de gani gani rahmet eylesin” diyerek Mesut Yılmaz ve Yılmaz Karakoyunlu’yu anan Çakan, o dönemde yapılan girişimlerin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı.
“Ben politikacı değil, siyasetçi oldum”
Kdz. Ereğli’deki dostlarının daveti üzerine ziyareti gerçekleştirdiğini anlatan Enerji ve Tabi Kaynaklar eski Bakanı Zeki Çakan, kendisini görmek isteyen arkadaşlarının ısrarı üzerine bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu ifade etti. Çakan, kendisini davet eden ve ağırlayan herkese teşekkür etti.
Kendisine geçmişte destek veren vatandaşlara da seslenen Çakan, “Benim sizlerde mikron kadar hakkım varsa ananızın ak sütü gibi helal olsun. Sizin bende hakkınız var. Oy verdiniz ama iftiharla şunu söyleyebilirim: Siyaseti bırakmış olan bir siyasetçiyim. Politikacı demiyorum. Hayatımda hiç politikacı olmadım. Siyasetçi oldum” ifadelerini kullandı.
Siyaseti hizmet amacıyla yaptığını belirten Çakan, siyasi partileri bu amaca ulaşmak için bir araç olarak gördüğünü ve hiçbir zaman hizmet anlayışından uzaklaşmadığını söyledi.
“42 yıldır siyasetin ve hizmetin içindeyim”
Siyasi ve mesleki geçmişine de değinen Çakan, 1984 yılında 34 yaşındayken Zonguldak Belediye Başkanı olarak siyasete başladığını, 1975 yılında ise elektrik mühendisi olarak Zonguldak Belediyesi’nde göreve girdiğini hatırlattı.
Siyasetin ardından insanların toplum içinde rahatça dolaşabilmesinin önemine dikkat çeken Çakan, siyasi ahlak ve etik ilkeler doğrultusunda hizmet etmeye çalıştığını ifade etti.
Aktif siyaseti bıraktıktan yıllar sonra Ereğli’de dostları tarafından sıcak karşılanmasının kendisini duygulandırdığını belirten Çakan, kendisini ağırlayan herkese ayrı ayrı teşekkür etti.
Ereğli Gazeteciler Derneği Binasının bahçesinde gerçekleşen buluşmada Zeki Çakan, şunları ifade etti:
“Yani devletin her kademesinde mühendislik yaptım, 75 yılında 51 yıl önce göreve başladım. Şantiye şefliği yaptım. Otobüs, elektrik, su ve soğuk hava depo iştetme müdür yardımcılığı yaptım. Müdürlüğü yaptım. Köy hizmetleri genel müdürlüğü yaptım. Devlet Bakanı danışmanlığı yaptım. 94'te tekrar belediye başkanlığına geldim. Bartın milletvekilliği yaptım. Dört yıldan fazla ana grup başkan vekilliği yaptım. Tarım Orman Köy İşleri Komisyon Başkanlığı yaptım. Bakanlık yaptım. Ama bunların her birinin bir gün biteceğini, bir gün sizlerle sokakta karşılaşıp da şu havayı yaşayacağımı hiç unutmadım. En önemlisi de buydu. Bazı şeyler gelip geçiyor, hazmetmek lazım. Bazı şeyleri taşıyabilmek lazım. Bazı konularla ilgili siyasetin ağırlığını hissetmek lazım. Siyaseti taşıyabilmek, parayı taşımaktan çok daha zordur. Siyaset ve para insanı çabuk değiştirir. Bunu hazmetmek, taşıyabilmek. Yarın öbür gün karşılaştığın zaman selamünaleyküm dediğinde karşılığında aleyküm selam selamını alabilmek bambaşka şeydir. Ama çok şükür ki bugün nereye gidersem gideyim rahatlıkla gezebiliyorum, rahatlıkla dolaşabiliyorum. Rahatlıkla yapmış olduğum hizmetlerden dolayı bana teşekkür eden vatandaşlarla karşılaşabiliyorum. Biraz önce dediğim gibi tabii ki aktif siyaseti bıraktık. Ancak ülkenin genel konumunu, bu devletin bana verdiği hizmetin karşılığında devletime verdiğim hizmetin yanı sıra gelecekte de çoluğumuzun çocuğumuzun nasıl bir ülke bırakılacağının belirli endişelerini sizler gibi bugün ben de yaşıyorum. Maalesef şu ortamda hem sosyal, hem siyasal, hem ekonomik Türkiye çok büyük sıkıntılar çekiyor.
Dünyada, içte ve dışta çekilen bu sıkıntılardan kaynaklanan belirli girişimlerin zaman zaman olumlu, zaman zaman olumsuz meydana gelmesinden liderlerin zaman zaman yapmış oldukları, vermiş oldukları icraat ve vermiş oldukları sözleri tutmamalarından kaynaklanan ekonomik özellikle yanlış göstergelerle yanlış adımlarla yol yürümenin verdiği büyük sıkıntı ve zararlardan ülkemizi kurtarmanın yolu zamanı geldiğinde de sizlere düşmekte.
Bakın hiç siyasete bulaşmadan, eski bir siyasetçi olarak bulaşmadan derken herhangi bir siyasi beklentisi olmadan vatandaş Zeki Çakan olarak geçmişte yaptığım görevlerde gördüklerimi, yaşadıklarımı yanı sıra taşıdıklarımı, yanı sıra icra ettiklerimi düşünerek bir şeyler söylemek istiyorum. Liyakat çok önemli arkadaşlar. Liyakatsiz insanlarla çalışan, özgüveni olmayan, koltuktan çok şey bekleyen insandır. Liyakatli insan hiçbir zaman koltuğa sarılmaz. Koltuk ona sarılır. Liyakatli insan altında liyakatsiz, seviyesiz, semeresiz bir insanla asla çalışmaz. Niye? O en iyi insanlarla çalışırsa, en iyi liyakatli insanların vermiş olduğu başarıyla o yukarıya çıkarken onun yerine gelen insan da mutlaka liyakatli olur ve topluma yararlı olur. Maalesef benim olsun, yakın olsun, az olsun ama bana ait olsun fikri şu bulunduğumuz ortamda hakim. Zaman zaman yapmış olduğumuz icraatlarla ilgili bugün böyle sizlerle bazı konularda sohbet ettim. Çok da özledim her birinizi. Şöyle bakıyorum. Her biri evladım olarak saydıklarım, kardeşim olarak saydıklarım, arkadaşım olarak saydıklarım hep burada. Sağ olun, var olun. Şimdi zaman zaman ne yapıyoruz işte. Belirli olayları siyasette iyiyi de kötüyü de. Hatta en kötüyü de gördüm. Hepiniz biliyorsunuz. İftihar ederek söylerim onu da. Bu kadar fazla özverili çalışmama ve kısa sürede yapmış olduğum en üst görev olarak Enerji Bakanlığım esnasında yapmış olduğum icraatlarla ilgili biraz önce de belki belirttim, enerji KİT'leri başta olmak üzere devlete o kadar olumlu hizmetler vermişiz ki. Her birinizden rica ederim bu toplantıda şurada gelmişsiniz, karşıladınız. Hayır, ayda teşekkür ediyorum. Google'a girdiğinizde bir bakın. 2002-18 Kasım'da ben Enerji Bakanlığı'ndan ayrıldım. Enerji KİT'lerine baktığınızda bizim zamanımızdaki kâr hiçbir dönemde olmamış. Sadece BOTAŞ. Bakın kayda giriyor. Google'dan da girdiklerinde basın da dahil olmak üzere tamamını görür. Sadece BOTAŞ, 2002 yılında benim dönemimde 775 trilyon kâr etmiş. 210 trilyon vergi ve resim harç ödemiş devlete BOTAŞ. 565 trilyon net kâr etmiş. 2025 yılında BOTAŞ'a baktığınızda ben zararı söylemiyorum. Basın da dahil her birimiz telefon elinizde Google'a basın 2025 yılı BOTAŞ'ın zararı ne deyin görür. Şimdi bunlara rakamlara kâra zarara girersem böyle aktif siyaset yapmış gibi değerlendiririm. Telakki ederim. Onun için girmiyorum. Ama bunların tek sebebi vardı. Bütün bunların sebebi liyakatti. O günün şartlarında biz siyaseti hep söylüyorum siyasi ahlak çerçevesinde yaptık. Eğer onu yapmasaydık A partisinden adamları alın, genel müdüre o günün verdiği yetkiyle bu, bu, bu listeyi alacaksın daimiye. Onun haricindekileri benim verdiğimi alacaksın. Hani var ya 1900'ün üzerinde yetkili, eline bir fırsat geçmiş. Onu yukarıya çıkar. Bizim adamları al. diyecek kadar aciz hiç olmadık. Bir tane seçmedik. Tamamı dedik. İş adamı alırken hiçbir zaman A, B, C partisine de bakmadık. Dileğim odur ki şimdiki siyasetçiler de yarın öbür gün bu görevlerin bittiğinin farkına, görevdeyken bizim gibi varırlar. Görevleri bittikten sonra ya ben bir kahve içmiyorum, içmeye geliyorum. Arkadaşlarla da görüşürsek, geleceğimize duyan olursa bir merhaba derse seviniriz dediğimizde şu hazırlığını görmek herkese nasip olmaz kardeşim. Ben nice siyasetçiler biliyorum. Şurada yürürken yanında bir tek kişi bile olmayan, tek başına başı aşağı eğmiş giden adamlar biliyorum. Onun için her birinize tekrar teşekkür ediyorum. İnşallah gelecekte çok daha iyi günler olur. Siyasetle uğraşmak devlete, millete en iyi hizmet etme şeklidir. Çünkü Cumhuriyet'te demokratik, laik, sosyal devlette esas olan seçimle göreve gelerek hükümet etme dediğimiz unsurdur. Devlet hükümet etme ile yönetilir. Ama devletin bekasını, devletin geleceğini, devletin ekonomik, sosyal, iç ve dış politikalarını benimseyen “Bürokrat, teknokrat ve siyasetçilerle olur. Bugün o var mı, yok mu? Ben bunu bu ortamda eleştirecek değilim. Bu eleştiriyi sizler yapacaksınız.”