1.Dünya Savaşı devam ederken, İstanbul’dan hareket ederek Kafkas Cephesi’ne yardım götüren ancak 7 Kasım 1914 sabahı Ereğli açıklarında Rus Savaş gemilerince batırılan Bezm-i Alem, Bahr-i Ahmer ve Mithat Paşa gemilerinde şehit olan ve tarihe Sarıkamış Deniz Şehitleri olarak geçen 221 şehit için Kdz. Ereğli Belediyesi tarafından sahil bandında yaptırılan ‘Sarıkamış Deniz Şehitleri Anıtı’nda 112inci yılında anma töreni düzenlendi.
Törene, Kdz. Ereğli Kaymakamı Fatih Yılmaz, Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Metin Ataç, Karadeniz Bölge ve Garnizon Komutan vekili Deniz Albay Mustafa Güzel, Sarıkamış Dayanışma Grubu Kurucu Başkanı, Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez, Belediye Başkan vekili Çetin Yiğit, Kadın Gücü Kooperatifi Başkanı Neriman Posbıyık, Şehit, Gazi ve Terörle Mücadele Vakfı Genel Başkanı Kutbettin Ömeroğlu, Sarıkamış Kalkınma Vakfı Başkanı Oktay Yavlal, Sarıkamış Deniz Şehitleri Platformu Başkanı Kubilay Cengiz ve yönetimi, İstanbul-Kars-Ardahan-Iğdır Dernekler Federasyonu Başkanı Gürsel İlgüz, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İstihdam Daire Başkanı Öztekin Kaşukci, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, askeri ve sivil erkan ile öğrenciler katıldı.
-SARIKAMIŞ ANITINA KADAR YÜRÜDÜLER-
Anma programına katılmak için Ereğli’de bulunan misafirler ile kent protokolü, bando eşliğinde öğrenci ve vatandaşlarla birlikte Bozhane mevkisinden anıt önüne kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Anıta çelenk konulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
KAYMAKAM YILMAZ: BU BİR TRAJEDİDİR
Kdz. Ereğli Kaymakamı Fatih Yılmaz, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi;
“7 Kasım 1914’de İstanbul’dan yola çıkan ve nihai hedefi Sarıkamış’a, Mehmetçiğe malzeme götürmek olan bu üç gemimiz maalesef Karadenizin hırçın sularına gömüldüler. Tüm deniz şehitlerimizi, bu gemide ebediyete intikal etmiş şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyorum. Şüphesiz bu bir trajedidir. Daha sonra Sarıkamış’ta yaşanılacak olan daha büyük trajediye de bir sebep teşkil etmiştir. Eğer bu gemiler batmayıpta malzemesini Sarıkamış’a ulaştırmış olsaydı askerlerimiz bu kadar zayiat vermeyecek 35 bine yakın vatan evladının belki 3 bini belki 5 bini hayatta kalmış olacaktı. İlahi takdir böyle oldu. Sarıkamış hadisesi dünyevi açıdan baktığımızda çok büyük bir trajedidir. Yunusun diliyle ‘Bu dünyada bir nesneye, Yanar içim göynür özüm, Yiğit iken ölenlere, Gök ekini biçmiş gibi.’ Genç yaşta hayata gözlerini yuman, şehit düşen insanlar için hepimiz kederleniyoruz. İşin manevi boyutuna baktığımızda inancımız bize şöyle vaaz ediyor. Peygamberlikten sonra en büyük makam şehitlerin makamıdır. Burada da bir teselli yakalamış oluyoruz. Hangi ölüm vardır ki, aynı anda hem kederi, gururu, hüznü, kıvancı, hem onuru, haysiyeti, aynı zamanda yürek sızısını bir arada taşısın. Bu bir tek şehitler içindir. Şehit bir kere ölür, bir daha asla ölmemek için. Şehitlerimizin kıymetini bükebil törenlerimizle, programlarımızla dile getirmeye çalışıyoruz. Bugün Allahuekber dağlarının bağrında binlerce şehidimiz ebedi uykusunda. Bir ironi yapmak istiyorum. İnsanın hayırlısı gibi sanki hayırsızı da vardır ya hani. Dağların da hayırlısı, hayırsızı var. Bazı dağlar vardır bağrında eşkiyayı, teröristi barındırır, bazı dağlar çiçek binbir ot üstünde biterde Anzer’de dünyanın en meşhur balını bize sunar. Dolayısıyla Allahuekber yani en büyük olanın ismiyle şereflenmiş olan dağada, heralde Everestin tepesinde olup şöhret için, ün için en iyi tabiriyle spor için ölenlerin yanında Alahuekber de vatanı için, bayrağı için, toprağı için yola çıkanların sonsuzluğa ulaştığı mekan olmuştur. Dolayısıyla bu dağa da ismine de bu kadar şehidi barındırmak yakışırdı. Allahuekber dağı sanki bir ananın kucağını açıpta yavrularını bağrına bastığı gibi bana hiç te soğuk gelmiyor. Sıpsıcacık kucağıyla vatan evlatlarını şuanda ısıtıyor. Şehitlerimize rahmet diliyorum.”
ATAÇ KOMUTAN: EREĞLİ’YE GELMEK BENİM İÇİN İBADET
22. Dönem Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç da yaptığı konuşmada, kendisi için Karadeniz Ereğli’nin ayrı bir önemi olduğunu belirterek, “Ereğli’ye gelmek artık benim için bir ibadet gibi oldu. Söylüyorum, eğer gelemezsem bundan sonra da yaşım 80’e ulaştı. Ya ölmüşümdür ya da hastanedeyimdir. Son nefesime kadar 7 Kasım’da buradayım. Bunu söyleyeyim.
Değerli Ereğlililer, değerli hazirun; Ereğli, Deniz Kuvvetlerinin kalbinde bambaşka, büyük bir yer tutar. Türkiye’de Ereğli kadar Deniz Kuvvetlerine düşkün, Deniz Kuvvetlerini destekleyen, ona sevgi duyan başka bir yer bilmiyorum. Bu bakımdan benim bu şehre büyük bir borcum var.
Alemdar Gemisi, benim Deniz Kuvvetleri Komutanlığım sırasında bu şehre hediye edildi. Halil Posbıyık Başkan benim çok iyi arkadaşım. Maalesef bugün gelemedi. Ziyaret ettim kendisini. Büyük destekleri oldu. Alemdar da bir efsanedir. Ama Prof. Dr Bingür Sönmez Hocamız sayesinde bu anıtın yapılmasında, Sarıkamış şehitlerinin anılmasında bu şehrin çok büyük desteği ve emeği var.
Ben Bingür Hoca’ya da çok teşekkür ediyorum. O dönemde ben Kuzey Deniz Saha Komutanıydım. Bu desteğim olduğunu biliyorum. Aile bakımından da Sarıkamış’a bağlıyız. Dedem Sarıkamış Harekâtı'nda esir olup 22 ay esaret hayatı yaşadı. Acı çekti. Ailemiz dedemin hikâyeleriyle doludur. Ayrı bir önem veriyoruz.
Bugün burada bulunduğumdan dolayı çok memnunum. Kötü hava raporunu aldık. Taş yağsa bile geleceğim dedim. Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
BİNGÜR SÖNMEZ: SARIKAMIŞTAN DERSLER ÇIKARMALIYIZ
Sarıkamış Dayanışma Grubu Kurucu Başkanı, Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez, anma etkinliklerine giden deniz şehitleri olayının nasıl gerçekleştiğine dair bilgiler verdi.
Sönmez hoca şunları söyledi;
“Daha önceki konuşmalarımda kaç gemiydi, isimleri neydi, ne taşıyorlardı, nerden nereye gidiyorlardı hep öğrendik. Bugün ben size çok farklı bir şey anlatmak istiyorum. Bu gemilerin İstanbul’dan yola çıktığı, Ereğli’de batırıldığı hiçbir yerde yazmıyordu. Önce bir Rus, sonra bir Fransız sonra Amerikan günlük gazetelerinde 3 geminin biri Bandırma’dan, ikisi İstanbul’dan cephanelik 1 tayyere bölüğü, 2 alay asker ve hiçbir daha ele geçmeyecek olan 60 bin kışlık giyecek ve haritalar vardı. Bunları bulduktan sonra ben sayın metin amiral Karadeniz bölge komutanıydı onu aradım. Babasının doktoruydum, beni çok seviyordu. Amiralim Sarıkamış’a giden gemiler batırılmış haberiniz varmı dedim. Hocam Sarıkamış’ta deniz varmı dedi. Amiralim size anlatayım dedim, beni bir öğle yemeğine davet etti. Elimde çok az doküman vardı. Aynen şöyle ifade etti. ‘Ben deniz amiraliyim, tarihe çok meraklıyım. Ve bir Sarıkamış gazisinin torunuyum. Ben bunu bilmiyordum, çok utandım’ dedi. Bunu biz kuramsallaştırmalıyız dedi ve albay görevlendirdi. ‘15 gün sonra Binnur hocayla size yemek yemeğe gelicem bana brifing vereceksiniz’ dedi. Bize uzun bir brifing verdiler. Gerçekten de bu 3 gemi çıkıyor, biz bir hafta önce Sivastopolu bombaladık, rus kıyılarını bombaladık, bir hafta sonra intikam almak için rus donanması Zonguldak’ı bombalıyor, dönüp giderken bizim 3 gemi bunların ortasına düşüyor ve yarım saat içinde batırılıyor. Genelkurmay önce böyle bir şey yok diyor, sonra baskı üzerine gemiler gitti ama boştu diyor. Daha sonra şöyle böyle derken tarih ortaya çıktı. Savaş kaybedilebilir ama savaşta alınacak büyük dersler vardır. Bu da bize şunu öğretti. Eğer bu gemiler Trabzon’a gitseydi. Oradan Erzurum’a bu malzemeler ulaşacaktı. Gene yenilebilirdik ama kırım daha az olacaktı. Buradan şunu öğrendik. Hiçbir kara harekatı donanma desteği olmadan başarılı olamazdı. Ben öncelikle Metin amiralime çok teşekkür ediyorum. Kdz. Bölge Komutanlığına ve Kdz. Ereğli Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum. Biz Sarıkamış dayanışma grubu olarak başladığımızda 11 kişiydik. Sanro 20 kişiydik. Bir bayram törenine geldik, İstanbul’dan 3 kişi geldik. Bugün 200’ün üzerinde katılımcımız var. Ne zamanki platform ve vakıf bu işi ele aldı, çığ gibi büyüdük, eksilmesin, artsın.”
BAŞKAN VEKİLİ YİĞİT: EREĞLİ’DE DENİZ ŞEHİTLERİ ANILIYOR
Karadeniz Ereğli Belediye Başkan vekili Çetin Yiğit de yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Bugün, tarihimizin hüzünlü ama bir o kadar da onurlu bir sayfasını anmak üzere bir aradayız.
7 Kasım 1914'te, Sarıkamış Harekâtı'na destek ve cephane ulaştırmak üzere yola çıkan Bezm-i Âlem, Bahr-i Ahmer ve Mithat Paşa gemileri, Karadeniz Ereğli açıklarında Rus donanmasının saldırısına uğrayarak batırıldı. Bu saldırıda gemilerin mürettebatında bulunan kahraman denizcilerimiz şehit oldu.
Uzun yıllar boyunca tarihin gölgelerinde kalan bu acı olayın gün yüzüne çıkarılmasında, Prof. Dr. Bingür Sönmez hocamızın yıllar süren araştırmaları çok önemli bir rol oynadı. Şehitlerimizin isimlerinin tespit edilmesi ve hatıralarının yaşatılması için gösterdiği çabalar son derece kıymetlidir.
Karadeniz Ereğli Belediyesi olarak, Belediye Başkanımız Halil Posbıyık’ın önderliğinde, bu tarihi gerçeğin gelecek kuşaklara aktarılması ve şehitlerimizin unutulmaması amacıyla, bu anıtı kentimize kazandırdık.
Bugün burada gerçekleştirilen anma törenleriyle görüyoruz ki, yıllar önce yakılan bu hatırlama meşalesi her geçen yıl daha da büyüyor.
Sarıkamış'tan gelen kıymetli misafirlerimizin, şehitlerimizin torunlarının bugün aramızda bulunması da bu anlamlı buluşmaya ayrı bir değer katıyor.
Bizlere düşen görev; tarihimize, şehitlerimizin hatırasına ve bu toprakları vatan yapan değerlere sahip çıkmak, onları gelecek nesillere aktarmaktır.
Bu vesileyle Bezm-i Âlem, Bahr-i Ahmer ve Mithat Paşa gemilerinin kahraman mürettebatı başta olmak üzere, vatan uğruna can veren tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.”
CENGİZ: TARİHİMİZE SAHİP ÇIKMALIYIZ
Sarıkamış Platformu Başkanı Kubilay Cengiz de yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Saygıdeğer Ereğli halkı, Sarıkamış Platformu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bugün burada vatanı uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimi rahmet, minnetle, dualarla yad etmek için toplandık. Yaklaşık 19 yıl önce kıymetli hocamız Prof.Dr. Birgül Sönmez hocamız ve Ereğli Belediyesi ve Deniz Komutanlığının başlatmış olduğu deniz şehitleri anma programına bugün İstanbul, Bursa, Yalova, İzmit, Kocaeli, Sakarya ve Ereğli’den pek çok katılımla anmış bulunmaktayız. Tarihimize sahip çıkmalıyız. Tarihini bilmeyen toplumlar geleceğine yön veremezler. Tarih bir toplumun hafızasıdır. Şehitlerimiz ise bu hafızada yer alan en kıymetli varlıklarıdır. Çünkü onlar en kıymetli olan canlarını bu ülke için, milli birliğimiz, beraberliğimiz ve bağımsızlığımız için feda ettiler. Bizlere düşen ise onların bize emaneti olan bu memlekete sahip çıkmak, onları her platformda anmak ve ruhlarına Fatiha okumak, en düzgün şekilde bunu gelecek kuşaklara aktarmaktır. Biz Sarıkamış Platformu olarak kurulduğumuz günden beri bu misyon ve görev bilinciyle hareket etmekteyiz, bundan sonra da böyle hareket etmeye devam edeceğiz. Biz Sarıkamışlı olarak taşıdığımız sorumluluğun farkındayız. Sarıkamış sadece bir coğrafyanın, bir bölgenin, kasabanın, bir şehrin isminden ibaret değildir. Sarıkamış bünyesinde 90 bin şehidi barındıran yerin adıdır. Sarıkamış en zor şartlarda dahi aziz millet için canını veren insanların yattığı yerin adıdır. Sarıkamış buz tutmuş bedenlerin kardan kefen giydiği yerin adıdır. Sarıkamış bir gecede çam ormanlarının can ormanlarına dönüştüğü yerin adıdır. Rahmet ve minnetle anıyorum, mekanları cennet olsun. Başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere geçmişten günümüze tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.”
Konuşmaların ardından plaket takdimi yapıldı, hatıra fotoğrafı çekildi. Daha sonra "Bezm-i Alem", "Bahr-i Ahmer" ve "Mithat Paşa" gemilerinin mürettebatı için protokol üyeleri olayın yaşandığı bölgede mavi sulara çelenk bıraktı.
